Paris halkı, hiç de sanıldığı gibi kötülüğü olmayan aşağılık insanlar değildir. Yunanistan için Atina neyse, Fransızlar için de Paris de odur. Kimse onun kadar rahat uyuyamaz, kimse onun kadar candan, havai ve tembel olamaz, kimse onun kadar unutmuş görünemez. Gene de güvenmemeli. O her türlü gevşekliğe ihmale elverişlidir, ama işin ucunda kazanılacak şanlı bir zafer olduğu zaman öfkeyle coşuşu hayranlık uyandırır. Eline bir mızrak verin size 10 Ağustos'u yaşatsın; bir tüfek verin, size Austerliz'i armağan etsin. O, Napolyon'un dayanak noktası, Danton'un ilham kaynağıdır. Vatan mı söz konusu ? Hemen asker yazılır. Özgürlük mü söz konusu ? Hemen kaldırımları söker. Sakının ! Onun öfke dolu saçları, diller destandır; ceketi, antik çağın pelerinidir. Denk alın ayağınızı. Önüne çıkan ilk Grenata Sokağı'nı, hasmı için bir utanç meydanına çevirir. Vakit geldiğinde bu kenar mahalle adamı büyüyecek, bu küçük insan kan akıtacak, korkunç bir bakışla bakacak, soluğu fırtına kesilecek ve bu zavallı sıska göğüsten Alp Dağlarının kıvrımlarını yerinden oynatacak güçte rüzgarlar çıkacaktır. Paris'in kenar mahallesi sayesindedir ki Devrim, ordulara karışıp Avrupa'yı fethetti. Şarkı söylüyor, bu onun neşesi.
Diğer Victor Hugo Sözleri ve Alıntıları
- bütün insanlar günü belirsiz bir idama mahkumdurlar
- Deliliğin insanın hayatını uzattığı söylenir, en azından zeka acı çekmez, uyur, ölü gibidir.
- Ve daha bunun gibi bir yığın saçma sapan sözler. Hem bana, hem de rahibe dönüyordu ve ben de omuz silkerek karşılık veriyordum. "Eh söyleyin artık! Ne düşünüyorsunuz öyle?" diye sordu.
"Artık bu gece düşünemeyeceğimi düşünüyorum." - Her insan günü belli olmayan bir idam mahkudur
- Kalabalıklar daima tehlikelidir. İçlerinde mutlaka ruhlarını ucuza satan alçaklar bulunur.
- " ölmek bir şey değil; yaşamamak müthiş şey! "
- bütün insanlar günü belirsiz bir idama mahkumdurlar
- Deliliğin insanın hayatını uzattığı söylenir, en azından zeka acı çekmez, uyur, ölü gibidir.
- Ve daha bunun gibi bir yığın saçma sapan sözler. Hem bana, hem de rahibe dönüyordu ve ben de omuz silkerek karşılık veriyordum. "Eh söyleyin artık! Ne düşünüyorsunuz öyle?" diye sordu.
"Artık bu gece düşünemeyeceğimi düşünüyorum." - Her insan günü belli olmayan bir idam mahkudur