Kur'ân-ı Kerim'de Firavun'un İsrailoğulları'na yaptığı işkenceler büyük bela, Hz.İbrahim'in oğlu Hz.İsmail'i kurban etmeye teşebbüsü açık bela, Cenab-ı Hakk'ın kendisini bir sıkıntı vererek denediği kulun, bu imtihandan yüz akı ile çıkması da güzel bela olarak vasıflandırılır. Allah'ın korku ve kıtlık vermesi, mal, can ve mahsulleri azaltması birer beladır. Esasen dünya kimin daha güzel iş yaptığının anlaşılacağı bir bela (deneme) yeri olarak görülür.
Diğer Mustafa Kutlu Sözleri ve Alıntıları
- Gülün ömrü de kısadır.
Bu ömrü kısa gül, herhalde koklanınca gül kokusu duyulan güldür.
Malum, ömrü uzun ama koklanınca gül kokusu duyulmayan güller de var. - Gülün ömrü de kısadır.
Bu ömrü kısa gül, herhalde koklanınca gül kokusu duyulan güldür.
Malum, ömrü uzun ama koklanınca gül kokusu duyulmayan güller de var. - Kalabalıkta kimsenin yüzü kendinin değildir, bilirsin.
- "Kalabalıkta kimsenin yuzu kendinin degildir, bilirsin"
- İstanbul böyledir."Yaşanmaz burada" der, çeker gidersin; üç gün geçmeden özlersin.
- "Ne zaman o tahta sıralara oturdum? Ne zaman o bankanın adına sırtımı verdim?" [s. 9]
- "Tâ Adem atamızdan bu yana sürüp gelen zaman bitti; mekân değişti." [s. 143]
- "Ne zaman o tahta sıralara oturdum? Ne zaman o bankanın adına sırtımı verdim?" [s. 9]
- "Tâ Adem atamızdan bu yana sürüp gelen zaman bitti; mekân değişti." [s. 143]
- Geceler gebedir, meşime-i şebden neler doğar bilemeyiz.