Ey karşısında vecitli saatler yaşadığım eski dostum kağıt! Ne zaman dertlerime kulak verecek, ne zaman kafamdakilere makes olacaksın? Fikirler kelebekler gibi, onları hafızaya iğnelemeye kalkınca bir toz yığını haline geliyorlar... Yazabilsem benim bir hürriyetim olacak. Belki yaşadığımı ve yaşamaya layık olduğumu hissedeceğim. Bu zavallı satırların hiçbir okuyucusu olmasa bile. Denize atılan bir şişe onlar. Belki dalgalar asırlarca sonra aşina bir ele tevdi edecek onları... s 85
Diğer Mustafa Armağan Sözleri ve Alıntıları
- Ne mutlu o millete ki bünyelerine uygun inkılaplara mazhar olurlar ve onu benimserler.Çünkü hiçbir liderin hayatı o inkılabı kökleştirmeye yetecek kadar uzun değildir!!!
- İnsanlarda hayat denilen şeyin değeri ancak özgürlüktedir...
- Her şeye rağmen yaşamanın tadına doyum olmuyor öyle değil mi efendim? Uzunca bir ömür de olursa durum herhalde daha zevk vericidir sanırım. Kadere boyun eğmiş kimselerin edasıyla cevap verdi:
-Evet ama, insan sevdikleriyle birlikte yaşarsa... - Ne mutlu o millete ki bünyelerine uygun inkılaplara mazhar olurlar ve onu benimserler.Çünkü hiçbir liderin hayatı o inkılabı kökleştirmeye yetecek kadar uzun değildir!!!
- İnsanlarda hayat denilen şeyin değeri ancak özgürlüktedir...
- Her şeye rağmen yaşamanın tadına doyum olmuyor öyle değil mi efendim? Uzunca bir ömür de olursa durum herhalde daha zevk vericidir sanırım. Kadere boyun eğmiş kimselerin edasıyla cevap verdi:
-Evet ama, insan sevdikleriyle birlikte yaşarsa... - İstanbul yitik kalbiydi Osmanlı'nın. Fatih de o kalbi bulmaya memur edilmiş fedai.
- Osmanlı dünyasında sarık bilgiyi, kılıç ise kuvveti, başka bir deyişle sarık din ve ahireti, kılıç da dünyayı temsil ediyordu. Fatih, hayatında olduğu gibi ölümünde de "iki fetih" yolunu göstermiş oluyordu böylece. Din ce dünyanın beraber fethini....
- Nurettin Topçu, Büyük Fetih adlı kitabında şöyle fısıldıyordu kulağımıza: 'Biz Fatih'te kendimizi arıyoruz'....Daha doğrusu, Fetih ve Fatih'in ışığında, bir süredir kaybettiğimiz kimliğimizi, 'Biz' i bulmak istiyoruz.....
- ne demişti cemil meriç 1969'da : bizim talihsizliğimiz krtaca'nın tarihini roma'dan dinlemektir.