Benim bu insanlara lanet yağdırdığımı, ama gene de onları sevmek zorunda olduğumu, bu Viyana?dan nefret ettiğimi ve gene de sevmek zorunda olduğumu ve artık eski kentin içinde koşarken bu kentin gene de benim kentim olduğunu ve her zaman benim kentim olarak kalacağını ve bu insanların benim insanlarımın olduğunu ve her zaman benim insanlarım olarak kalacaklarını düşündüm ve koştum bütün korkunçluktan sıyrıldığım gibi? 149
Diğer Thomas Bernhard Sözleri ve Alıntıları
- Çocukluk hala, küçük bir köpek gibi eşlik ediyor bana, hani bir zamanlar neşeli bir yol arkadaşıdır da, şimdi bakmak ve kırıklarını sarmak, binlerce ilaç vermek zorundasınızdır ona, ellerinizde ölmesin diye.
- Değer değersizliktir, değersizliğin felaketi kendi dünyamızın ve kendi dünyamızdan kopmuş dünyanın değersizliğidir.
- Yaşam, insanın ne yaparsa yapsın ve kim olursa olsun yitirdiği bir davadır.
- İnsanların yediği her şey ceset parçalarıdır.
- Ölenler kafalarını içeri çeker, yaşayanlar ve ölümü düşünmeyenlerle işleri olsun istemezler.
- Çocukluk hala, küçük bir köpek gibi eşlik ediyor bana, hani bir zamanlar neşeli bir yol arkadaşıdır da, şimdi bakmak ve kırıklarını sarmak, binlerce ilaç vermek zorundasınızdır ona, ellerinizde ölmesin diye.
- Değer değersizliktir, değersizliğin felaketi kendi dünyamızın ve kendi dünyamızdan kopmuş dünyanın değersizliğidir.
- Yaşam, insanın ne yaparsa yapsın ve kim olursa olsun yitirdiği bir davadır.
- İnsanların yediği her şey ceset parçalarıdır.
- Ölenler kafalarını içeri çeker, yaşayanlar ve ölümü düşünmeyenlerle işleri olsun istemezler.